27 Eylül 2010

Lincoln - Elano - Misimovic | Akbabalar sıradakini bekliyor...

Medyanın Galatasaray nefreti üzerinde hemfikir olmayanımız yoktur heralde. Zamanında Hagi'yi bile eleştirebilen güzide (!) medyamız, ondan sonraki süreçte her oyuncumuza bir kulp takmayı başardı.

Bu yazı da 10 numara - lider oyuncu pozisyonu için geçen isimlere bakıyoruz.Felipe ile başlayan süreç Revivo ile devam etti. O zamanlardaki yorumcular şimdikilerle aynı olmadığından Lincoln-Elano-Misimovic üçgenini çizelim biz.

Lincoln ve Elano sürecini 2 paragrafta özetleyecek olursak...

Galatasaray 3 - 1 İstanbul BB | İşler Yoluna Girerken...

Geçen sezonki fırtına gibi sezon başlangıcından sonra ilk kez 4 maç üst üste kazanıyoruz sanırım. Eskişehir, Gaziantep, Bucaspor ve İBB. 
Parçalı formayı da Buca maçından sonra 2.defa üstüste giyiyoruz ki bu da bu sezon için bir ilk.



Sezona çok kötü başladık, üstüste gelen Sivas, Bursa mağlubiyetleri ile Galatasaray tarihinin sezon başlangıçları sorgulanmaya başlanmış ve yönetim-futbolcu-teknik heyet hedef tahtası olmuştu. Toparlanmak adına acil olarak gereken iyi futboldan ziyade alınacak 3 puanlardı. Son 4 maçtır bunu, kötü oynarken kazanmayı başarıyoruz ki yıllardır pek de beceremediğimiz bir durumdu bu.

26 Eylül 2010

Zvjezdan Misimovic

Öncelikle yeni transferlerimizin analizi ile ilgili bu kadar geciktiğim için özür dilerim, normalde daha önce yayınlayacaktım ama hem benim üşengeçliğim hem Dünya Basketbol Şampiyonası nedeniyle bugüne sarktı bu yazı. Gerçi ilk maç performanslarını da ekledim yazıda o açıdan biraz iyi oldu.

Zvjezdan Misimovic
Hücuma yönelik orta saha olarak takıma kattığımız Misimovic, Almanya'da Bayern Munich altyapısından yetişip, Bochum ve Nürnberg formalarını giydikten sonra Felix Magath yönetimindeki Wolfsburg'da yıldızlaşan bir futbolcu. Yıldızlaşma dediysek öyle sıradan bir şekilde değil tabii. Wolfsburg'un şampiyon olduğu sene yine takım arkadaşları Dzeko ve Grafite'yi geçip Bundesliga'nın En Değerli Oyuncusu ödülünün de sahibidir. Neyse genel olarak geçmişini çoğu yerde okuyup öğrendik zaten bu yüzden, ben biraz teknik özelliklerine değinmek istiyorum Misimovic'in.

14 Eylül 2010

Eski Sevgili: Şampiyonlar Ligi

Kurulduğu yıl Manchester zaferi ile beraber Şampiyonlar Liginin gediklisi olmaya başlayan bir takım olarak,  4yıldır Şampiyonlar Ligine özlem duyuyoruz.
Sayısız başarı yaşadığımız bu turnuva, takım olarak ismimizin Avrupa'da bilinirliğini arttığı gibi gelir olarak da büyük miktarları kasamıza koyuyordu. Geçen 4 senede, milyon dolarlarca yatırımın karşılığında bir türlü gelmeyen CL katılımı kulübü finansal olarak zor duruma soktu ve bu sene hep beraber bunun zorluğunu yaşadık. Bu yüzden Şampiyonlar Ligine katılım şampiyonluk kadar önem taşımalı bizler için.


13 Eylül 2010

Galatasaray - Gaziantepspor (Maç Öncesi)


Kötü başladığımız ligde 4. maçımıza bugün Ali Sami Yen'de Gaziantepspor'a karşı çıkıyoruz. Gaziantepspor bu sene yaptığı transferler ve Tolunay Kafkas'ı göreve getirmesiyle ayrı bir hava kazanmış durumda. Tolunay'ın felsefesine çabuk ayak uydurduklarını ilk 3 maçlarında beraberlik alarak gösterdiler. Yenemedikleri zaman yenilmiyorlar da. Kaliteli yabancı hücum silahları olan bir takım ve bizim defansımızdaki zaaflarımızı düşünürsek, Julio Cesar, Beto gibi isimlere dikkat etmemiz lazım.

Taçsız Kral Metin Oktay | 13.09.1991

2 Şubat 1936 - 13 Eylül 1991
Galatasaray tarihinin en büyük isiminin 19.ölüm yıl dönümünde onu saygıyla anıyoruz.
Onun gibisinin bir daha gelmeyeceğine geçtiğimiz senelerde defalarca kez şahit olduk. Bizlere düşen onu izleyememiş olan bizlere aktarılanları yeni nesille paylaşıp onu hakettiği yerlerde tutabilmek.

Onunla ilgili "bu video" yu kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum.

11 Eylül 2010

TAM ZAMANI

Klasik Milli Takım sakatlıklarını verdik ve lige dönüyoruz. Arda ve Hakan Balta eksiklikleriyle Antep maçına çıkacağız. Hocamız ilk geldiğinde, beklentilerimiz güzel futbol ve gençlerin A Takım'a kazandırılmasıydı. Geçen sene bundan pek bir örnek göremedik. Bunda takımın kadro olarak çok iyi olmasının, hocamızın gençleri tanımamasının, yüksek beklentinin ve 4-3-3(hayatlarında hiç oynamadıkları, sadece Barca'yı izlediklerinde gördükleri) sisteminin etkiliği olduğunu söyleyebiliriz. Şimdi tek hedefimiz şampiyonluk ve Türkiye Kupası, kadromuz gençlere yer açabilecek durunda ve taktiğimiz bekliyoruz ve umuyoruzki 4-2-3-1.

8 Eylül 2010

Milli Maçların Ardından Galatasaray

Yıllardır milli maçlar bizim için hep endişe dolu geçmiştir. En çok oyuncuyu veriyor olduğumuzdan dolayı hep sakatlık tehlikesini en çok hisseden takım oluruz. Bu sefer de 2 milli maçta 2 kayıp verdik. Pino, Elano ve diğer sakatlar iyileşiyor, Misimovic, Insua takıma adapte oluyor; her şey çok güzel olacak derken Hakan Balta ile Arda’nın sakatlıkları epey olumsuz etkileyecek bizi.

                      
         

6 Eylül 2010

4-3-3(2-1), 4-2-3-1, [4-1-4(2-2)-1]

4-1-4(2-2)-1

Takım büyük olasılıkla 4-3-3 veya 4-2-3-1 oynayacaktır ama son transferlerle birlikte şekillenen kadromuza uygun olabileceğini düşündüğüm 4-1-4-1 düzeni de bazı zamanlarda alternatif olarak düşünülebilir.




BAROS

ARDA - KEWELL (PINO)

M.SARP - MISIMOVIC (ELANO)

CANA

INSUA - H. BALTA - NEILL - SABRİ

UFUK




5 Eylül 2010

4-3-3(2-1), [4-2-3-1], 4-1-4(2-2)-1

4-2-3-1

4-3-3 e alternatif olarak oynayabileceğimiz, hatta şu anki kadro yapısında bize daha da uygun olduğunu düşündüğüm taktik 4-2-3-1.

İdeal 11’i de şu şekliyle oluşturabiliriz.
 
BAROS

ELANO(PINO) - MISIMOVIC – ARDA

CANA-AYHAN

SABRİ-NEILL-BALTA(SERVET)-INSUA

UFUK







4 Eylül 2010

4-3-3(2-1), 4-2-3-1, 4-1-4(2-2)-1

UEFA'dan elendik, eve döndük, transferler yapıldı ve önümüzde duble kupa heyacanı, size de garip ve komik geldi dimi? Neyse herşeye rağmen takımımızı izlemeye ve yorunlamaya devam edeceğiz.

Hocamızın oynatabileceği taktikler üzerinde durmak istiyorum bu yazıda. İlk olarak metresi:) 4-3-3 ile başlayalım.

1 Eylül 2010

2010-2011 Haziran-Eylül Transfer Raporu

Mayıs ayında sezonu 3. Bitirerek iki sezon üst üste Şampiyonlar Ligi şansını kaçırmıştık. Takımın oynadığı oyun çoğu maçta tat vermemiş ve komple eleştirilen mevkilerimiz vardı.

Sezon sonunda yapılan değerlendirmelerde ortak kanı, takımın kanayan yarasının kale- defansif ortasahalar ve bekler olduğu yönündeydi (ki Şef Gümüş Kıvrım’da yazdığımız ilk yazılar da bunun üzerineydi).

Yönetim bu sezon biraz daha değişik bir transfer politikası ile başlattı transfer sürecini. Takımdaki kadro şişkinliğini azaltmak adına bazı oyuncuları bonservisleri karşılığında satarken, elindeki yıldızlarını da para ederlerken satma çabasındaydı. Sebebi artık hepimizin aşina olduğu Uefa kriterleri. Bu doğrultuda başlayan transfer sezonu bugün itibariyle kışa kadar bitmiş oluyor. Bu sürece önce tablo olarak bakalım.
 
 GELENLER   17 m €              GİDENLER        15 m €

L.Cana 4.5 m €                        M.Topal 5 m €

J.Pino 3 m €                             A.K.Keita 8.15 m €

S.Özkan -
Ali Turan -                               Emre Güngör 2 m TL
Insua 750k- kiralık                  Uğur Uçar 1.3 m TL
Misimoviç 7 m €                 
Musa Çağıran 500 k               Özgürcan - Erhan Şentürk- Murat Akca- Semih Kaya- F. Kocaoğlu
M.Battal -                               S.Eylik - Ç.Güngör (kiralık)
Çağlar Birinci 1.5 m €